Showing posts with label patty diphusa. Show all posts
Showing posts with label patty diphusa. Show all posts

1/1/10

Almodovar'ın Patty'si benim.



Almodovar'ın Patty'si..
Francisco Franco'nun kırk yıl süren diktasından kurtulan eski, geri kalmış, köhne İspanya demokrasiye geçerek ani bir değişimle avrupanın yükselen ülkesi olmayı başarabilmiş, Madrid sadece ucuz bir tatil kaynağı olarak görülmekten kurtulmuş ''movida Madrilena''ya(Madrid Hareketi) geçiş yapılmıştır. Bu ispanyolların kendi değimiyle ''transicion'' olarak adlandırdığı değişimdir. 80'li yıllarda bu ''transicion'' ülkeye ve halka özgürlük getirdi; sanatın önü açıldı, insanlar daha çok okumaya öğrenmeye ve en önemlisi daha aktivist olmaya başladılar. Yani tam anlamıyla İspanya zincirlerini kırdı. Bunda Londra'nın da etkisi büyüktü. Fakat bu özgürlük içerisine uyuşturucu, eroin ve fahişe ticareti de girdi. ''Fakat'' dedim ama aslında fakat'lık bir durum yok ortada. Olağan ve olması gereken buydu. Özgürlüğün olduğu yerde yanlışıyla(göreceli) ve doğrusuyla her şeyin varolması gerekir. Zıtlıklar varolduğu sürece insan seçimlerinde özgürleşebilir. ''Özgürlüğün geldiği gün o gün ölmek yasak!''

Sevgili Pedro'yla tanışmam Movida Madrilena kavramı sayesinde oldu. Pedro her zaman cesur olabilmeyi başarabilen ve şahsına münhasır bir insandı. Kelimelerle onu tarif etmeye çalışmak kullanmadığım bütün kelimelerin fırsat maaliyetine ve Pedro'ya haksızlık olur o yüzden bunun için çırpınmamalıyım.

Pedro normal biri değil. Ben de değilim. Pedro deli, ben de deliyim. Pedro akıllı, ben de akıllıyım. Pedro sadece yazar ya da yönetmen değil; şahsına münhasır bir insan. El Corte İngles'e bile gittiğinizde o hıncahınç kalabalığın içinde onu ve aura'sını farkedebilirsiniz. Hayatım boyunca hep anormal insanlar dikkatimi çekmiştir. Akıllı, hırslı, tek düze hayatı olan, çalışkan, çok mutlu insanlardan hep kaçmışımdır. Ve sevememişimdir. Nedendir bilmem ama sanki hayal kuramıyorlarmış gibi gelir bana.. Hayalsiz bir dünyada yaşamak ise o kadar can sıkıcı ki. O yüzden bu insanlar da benim için işte can sıkıcı..

Pedro'nun en sevdiği kadını Patty Diphusa'dır.(Kendisi de öyle der.) Bense Patty'i hem kıskanıyorum hem de çok seviyorum. Kıskanıyorum çünkü; bırak en sevdiği kadın olmayı, Pedro'nun kadınlarından biri olmayı bile çok isterdim. Ama Patty kadar ''kadar'' değilim. Bunun bilincindeyim. Belki de o yüzden Patty'i çok seviyorum. Ben olamadığım için. Benim olmayan ve olamadığım şeyler daha önemli benim için. Bir adım ötemde onlar. Onlara ulaşamamanın bilincinde olup ulaşmaya çalışmak ise ancak ''Özge''nin yapabileceği bir şeydir. Kesin sonuçlar ve ortada olan gerçekler hayal gücümü ve kendi gücümü hafifletiyor. En son isteyeceğim şey dediğim gibi; hayalsiz kalmak..


Patty, movida'nın bir simgesi, pedro'nun içindeki kadın, kahraman(insanların asla sahip olamayacağı bir karaktere sahip olmasndan dolayı), hayatın ve hayat içinde geçen olayların başlangıcı ve bitişi, orospu değil, orospulara her daim saygısı olan porno yıldızı, 80'lerin cesur dişli kadını, 90'ların inzivaya çekilen hüzünlü orospusu'dur. Daha sonrası ise ....... Kocaman bir boşluk. ''Ah pedro bu yapılır mıydı?'' diyorum her seferinde kendi kendime.. Patty Diphusa'nın hikayeleri ve anıları bir anda kesiliverir. Patty yaşıyor mu? Patty öldü mü Pedro? Patty'e n'oldu?

Sanırım Almadovar Patty'i bir sayfa atlayıp bırakarak(her ne kadar Patty bu duruma Pedro'ya içerlese de) en iyisini yaptı. Hatta yapmak zorundaydı. Çünkü Patty Diphusa sonsuzluğa giden bir yol. Sonu yok. Kahramanların sonu olmamalı. Onlar 'normal' değillerdir..

Sevgili Pedro..

Patty gibi çok ukala ve ne istediğini bilen hayata dişini ve tırnaklarını geçirebilen(Patty'e yansıttığı karakter gibi) birisin. ''Bu kitaptan çok şey beklemeyin'' diyebilecek kadar ukala hem de!!.

Seni ve Patty'i iyi bir insan ve ukala, inat bir kahraman olduğun için seviyorum..

Cesaretinden feyzaldım, hayatın hüzünlü orospusu olarak yoluma devam ediyorum, ölüme inat!